KEMAH İLÇESİ
İLÇENİN GENEL TANITIMI

Tarihi ve Coğrafi Yapısı :

Eski adı Gamakha olan Kemah; Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat Bölümünde kendi adını taşıyan bir boğazın güneybatısında  yer alan engebeli bir arazide denizden 1053 metre yükseklikte kurulmuş olup, 2354 Km2. dir.
Doğal yapısı gereği savunmaya çok elverişli olduğundan, eski insanlar tarafından ünlü Kemah Kalesi yapılmıştır. Kimler tarafından ve hangi tarihte yapıldığı kesin olarak bilinmemekle beraber, Milattan Önce 205 yıllarında Arzak Kralları tarafından yapıldığı tahmin edilmektedir. Kemah Kalesi Ortaçağda Sasanilerle Doğu Roma İmparatorluğu arasında çekime konusu olmuştur Milattan sonra 638 yıllarında Halife Ömer’in Kumandanlarından İlyas Bin Camn’ın kuvvetleri daha sonra da Halife Ömer’in orduları Bizanslıları buradan çıkararak geçici olarak kaleye sahip olmuşlardır. Müslümanlarda bu bölgeden Hazar Türkleri ve Gürcüler tarafından çıkarılmıştır. Kemah Kalesi 678-679 yıllarında Abbasilerin eline geçmiştir. Bundan sonra Kemah Abbasilerle Bizanslılar arasında elden ele geçmiş, 750-751 yıllarında Bizanslıların hakimiyetine girmiştir. 1071 Malazgirt Savaşından sonra Anadolu kapıları Türklere açılınca Alparslan’ın Kumandanlarından Mengücek tarafından Kemah Türklerin eline geçmiştir. Burada Mengücek Beyliği kalmıştır. İkiyüz yıl ömürlü olan Mengücek Beyliği 1228 yılında Kemah’ı Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’a bırakmak zorunda kalmıştır. 1230 yılında İlhanlılar Kemah’ı Selçuklulardan alarak 14. yüzyıla kadar Kemah’a hakim olmuşlardır. 14. yüzyılın ilk yarısında İlhanlılar’ın zayıf düşmesinden Osmanlı egemenliğinin 16. yüzyılın başlarında kesin olarak yerleşmesine kadar Kemah sık sık el değiştirmiştir. 14. yüzyıl sonlarında Osmanlı Devleti doğuya doğru genişlemeye başlayınca Kemah Burak Oğullarından Mutahharten’in elinde bulunuyordu. 1401 yılında sınırlarını genişleten Yıldırım Beyazit Mutahharten’in Timurdan ayrılarak kendisine bağlanmasını istemiş, fakat bu teklif kabul edilmemiştir.Daha sonra Yıldırım Beyazit Erzincan Beyliğini almış, Mutahharten de teslim olmuştur. Fakat Beylik doğrudan doğruya Osmanlı ülkesine katılmayarak Osmanlı egemenliğini kabul eden Mutahharten Bey yerinde bırakılmış, fakat askeri önemi büyük olan Kemah Kalesi Yıldırım Beyazıt tarafından alınmıştır. Timur Yıldırım Beyazıt üzerine sefere giderken Kemah Kalesini alarak Erzincan Beyine vermiştir. Timur’un Orta Asya Seferinden sonra Kemah Akkoyunluların eline geçmiştir. 1473 yılında Otlukbeli Savaşında Uzun Hasan’ın Yavuz Sultan Selim’e yenilmesi üzerine Kemah Kalesi bir müddet yerli elebaşların elinde kalmıştır. 16. Yüzyılın ilk yarısında Safavilerin eline geçmiştir.19 Mayıs 1515 Cumartesi günü Yavuz Sultan Selim’in Kemah Kalesini fethetmesiyle Kemah Osmanlı Topraklarına katılmıştır. bundan sonra bir daha Türk hakimiyetinden çıkmamıştır.

Ünlü Türk Gezgini Evliya Çelebi 17. yüzyılda yazdığı Seyahatnamesinde Kemah Kalesine önemli bir yer vermiş ve kalenin sağlamlığını dile getirmiştir.
Birinci Dünya Savaşında Ruslar Kemah Boğazına kadar gelmişlerse de bu boğazı geçemeyerek Erzincan’a çekilmek zorunda kalmışlardır. Böylece Kemah Birinci Dünya Savaşında Ruslara karşı savunma hattı olmuştur.
Kemah’ın Kuzeyinde Refahiye, Güneyinde Ovacık, Batısında İliç İlçeleri, Doğusunda ise Erzincan İli ile çevrilidir. İlçenin güneyinde çok sarp ve yalçın kayalardan meydana gelen Munzur Dağları uzanır. Kuzeybatısında Karadağ, Çölen Dağı ve Vank Dağları vardır. Kemah’da coğrafi yapının en belirgin özelliği arazinin engebeli olmasıdır. Geniş ve düz arazi yok denecek kadar azdır. İlçenin en önemli akarsuyu Fırat nehrinin bir kolu olan ve İlçe Merkezinden geçen Karasudur. Bundan başka Karasu’ya karışan bir çok çay varsa da bunların büyük bir kısmının Eylül ayından sonra suları kesilmektedir.
Kemah İlçesinde Kara iklimi hakim sürmektedir. Yazları kurak ve sıcak, kışları ise soğuk ve yağışlıdır. Yıllık ortalama yağış miktarı 11,6 cm. , yıllık ortalama sıcaklık ise 12,3 derecedir. İlçenin tabii bitki örtüsü steptir. İlkbaharda yeşerip yazın sıcakların etkisiyle kuruyan otsu bitkilerdir. Çevredeki dağlar genellikle çıplak ve ağaçsızdır, yer yer meşelikler mevcut olup, İlçenin Refahiye sınırı yakınında bir miktar orman vardır. Çay kenarlarında yer yer kavak ve söğüt ağaçları vardır.

Nüfus Durumu:

İlçe nüfusunda geçen yıllara göre düşüş olduğu görülmüştür. Bu düşüş ekonomik sıkıntıların yarattığı göç yüzünden halen devam etmektedir.

1990 yılı Nüfus Sayımına göre 3535 olan Şehir nüfusu 2000 yılında 2862’e düşmüştür,  köyler ise 1990 yılında 10047  iken, 2000 yılında 6442’e düşmüştür.  2000 yılı nüfus sayımına göre ilçe toplam nüfusu 9304 olup,  kayıtlı nüfusun % 85’i İlçe dışında, % 15’ı ise İlçe ve köylerde bulunmaktadır. Merkez nüfusunun büyük bir çoğunluğu ticaretle uğraşmakta, köylerimiz nüfusunun tamamı tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır.

İlçe Merkezi Karasu ırmağı kenarında kurulmuş olup, etrafı dağlarla çevrilidir. Merkeze bağlı 10 mahalle vardır. Mahalleler dağınık bir alana yerleşmişlerdir. İlçe Köyleri ise İlçeden geçen Karasu ırmağı etrafında ve Munzur dağları eteğinde dağınık bir şekilde bulunmaktadır. İlçenin Merkez Bucağı dahil 5 Bucağı vardır. Merkeze bağlı 18 köy, Alpköy Bucağına bağlı 21 köy, Doğanbeyli Bucağına bağlı 16 köy, Bozoğlak Bucağına bağlı 9 köy ve Oğuz Bucağına bağlı 8 köy olup, toplam 73 köyü vardır.
İlçeye en uzak köy 58 Km. mesafededir. Köyler ortalama 25 haneli ve 88 nüfusludur. Nüfusu 500’ ün üzerinde sadece Mermerli Köyü bulunmaktadır.
İlçenin Merkeze bağlı 2, Doğanbeyli Bucağına bağlı 4, Bozoğlak Bucağına bağlı 8, Alp Bucağına bağlı 7, Oğuz Bucağına bağlı 3 mezra olmak üzere toplam 24 mezrası olup, İlçemiz içerisinde oba yoktur. Mezraların genelinde ikamet eden yoktur.
Ekonomik Durum:
İlçemiz ekonomisi genelde tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Eski zamanlardan yakın zamana kadar yörenin koşullarına uygun olarak Demircilik, Marangozculuk, Yemenicilik, (Küçük Ayakkabıcılık) , Dokuma Tezgahçılığı, Terzilik, Bakırcılık, Kalaycılık, İnşaatçılık, Sobacılık, Değirmencilik (Su Değirmenciliği), El Dokumacılığı, Fırıncılık, Semercilik, Tenekecilik gibi küçük el sanatları İlçe ekonomisine hakim olmuş ise de bu el sanatları tamamen kaybolmuştur.
İlçemizde marangoz ve demirci atölyesi gibi küçük çaplı bir kaç işletme bulunmakta ise de belli başlı sanayi olarak Kemah Gıda Tarım ve Sanayi A.Ş. ne ait yem fabrikası dışında sanayi kolları bulunmamaktadır.
  İlçenin doğal yapısı gereği tarıma elverişli arazi miktarı çok azdır. İlçenin 78841 hektarı çayır ve mera, 5110 hektarı ormanlık ve koruluk, 126925 hektarı dağlık ve taşlık olup, 24524 hektarı ise tarım arazisini, teşkil etmektedir. Tarım arazinin İlçenin  yüzölçümüne oranı % 10.4 dür. İlçede ekilebilir arazinin 13807 hektarı ekilmemektedir. Tarla ziraatının temelini hububat ziraatı teşkil etmektedir. Ekilebilir alanların % 23 ü buğday, % 9.94 ü arpa, % 10.94’ü yem bitkileri, % 2’si sebze, % 8.12’si bağ bahçe ve % 46’sı nadasa bırakılmaktadır. Tarıma elverişli arazinin 14500 hektarı Sulanabilir arazi olup,5717 hektarı sulanmaktadır. Geriye kalan 10024 hektarı ise kuru tarım arazisidir.
Kullanılan arazilerin miras yoluyla bölünerek küçük parçalar haline gelmesi,  Tarım girdilerinin yüksek oluşu, modern tarım alet ve makinelerinin çiftçinin elinde olmaması, yeterince sertifikalı tohum kullanılmaması nedeniyle tarımda istenilen verim alınamamaktadır. Bu sebeple Kaymakamlığımızca biri hububat, diğeri mısır ekiminde kullanılmak üzere iki adet mibzer, biri ot diğeri mısır olmak üzere iki adet silaj makinesi, 400 litrelik pülverizatör ve silaj yapımında kullanılmak üzere  bir adet römork alınarak, çiftçilerimizin kullanımına sunulmuştur. İlçede 1984 yılından bu yana Boğaziçi Köyünde, 1993 yılından bu yana da Koçkar Köyünde örtü altı sebzeciliği çalışmalarına başlanılmış olup, 1997 yılında Koçkar ve Boğaziçi Köylerine teşvik amacıyla seracılık malzemeleri verilmiş, 1999 Yılında 18, 2000 yılında ise 15 damla sulamalı seracılık projesi hazırlanmış ve çiftçi ailelerine borçlandırma usulü ile verilmiştir. İlçede seracılığın başarılı olması üzerine  yeni proje hazırlanarak teklifte bulunulmuş ve 2003 yılında 10 adet sera daha çiftçilerimize kazandırılmıştır.
İlçede; 470 kültür, 2050 melez, ve 580 yerli olmak üzere 3100 Büyükbaş, 36110 koyun ve 4280 keçi olmak üzere toplam 40390 Küçükbaş hayvan mevcuttur. İnsan gücüne dayalı bir iş kolu olduğundan, genç nüfusun göç etmesinden dolayı bu sektör yeterince gelişememektedir. Şu anda 3 köyümüze 3 adet boğa verilerek sığır ıslah çalışması yapılmasına devam edilmekte olup, ayrıca 1998 yılında suni tohumlama çalışmaları da başlamıştır. Köy hayvancılığını geliştirme projesi sayesinde hayvancılık gelişme gösterecektir. Ayrıca 1999 ve 2000 yıllarında hayvancılığı teşvik amacıyla hazırlanan süt inekçiliği projesi kapsamında 67 aileye damızlık düve verilmiştir. Son yıllarda Terör nedeniyle yaylalara çıkılamadığından hayvancılığın azalmasıyla köylerde arıcılık da bir artış olmuştur. 1997 ve 1999 yılında yapılan teşviklerle bugün 13710 adet arılı kovana ulaşılmıştır. Teknik açıdan verilen kurslarla arıcılar bilinçlendirilmekte olup, 72 çiftçimize bal üretim ruhsatı verilmiştir. Ana arı desteğiyle çiftçilerimizin ana arı ihtiyaç giderlerinin %80’lik kısmı telafi edilmiştir.

Köyler: İlçenin toplam 73 köyü vardır. Köylerimizin tamamına elektrik götürülmüş, 55 köyümüzde içme suyu şebekesi mevcut olup, 18 köyümüzde şebeke yoktur. Şebeke bulunmayan 7 köyün  ise  içme suyu yoktur veya yetersizdir.  Köylerimizin tamamının yolu bağlanmıştır.11 köyümüzün yolu  tamamen asfalt olup, 3 köyümüzün yolu ise kısmen asfaltlanmıştır.  Kemah - Eriç grup yolunun Muratboynu yol ayrımına kadar olan kısmı ile Cebesoy, Olukpınar,  Çakırlar grup yolunun ise Olukpınar yol ayrımına kadar olan kısmı asfaltlanmıştır. Diğer köylerimizin   yolları stabilizedir.