SON ÇILGIN TÜRKLERDEN GAZİ YAKUP SATAR'A VEFASIZLIK
Kadıköy'de yaşayan 112 yaşındaki emekli albay Mustafa Şekip Gül'den sonra, hayattaki 2. gazi Eskişehir'de vefat etti.> Osmanlı İmparatorluğu emperyalistler tarafından parçalanınca, imparatorluğun kaybedilen bölgelerinden milyonlarca Müslüman, devletin elde kalan topraklarına göçtü. Soykırımdan, tacizden ve aşağılanmadan kurtulmak için başta balkanlar ve Kafkaslar olmak üzere Kırım'dan ve bugün Arap ülkeleri sınırları içinde kalan bölgelerden geldiler. Bu göç sırasında yaşanan saldırı ve katliamlarda 2.5 milyona yakın Türk hayatını yitirdi. Kalanlar yurdun 4 bir tarafına yerleştirildi. Kırım acılar ve destanlar ülkesidir. Kırım Türklerinin bin yıllık vatanıdır. Çarlık Rusya'sına karşı Osmanlı'nın desteğiyle 100 yıl direnmelerine rağmen Kırım kaybedildi. Sultan Giray başta olmak üzere Kırım Türklerinin çoğu Eskişehir, Çatalca ve Şehremini başta olmak üzere Türkiye'ye göçüp yerleştiler. Kırım'da acılar bitmemişti. Kalanlar 2. Dünya Savaşı'nda Stalin tarafından trenlere doldurulup Sibirya'ya sürüldü. Milyonlarca Kırım Tatar Türk'ü de bu yolculukta öldü. Bugün efsane liderleri Mustafa Cemiloğlu önderliğinde yıllardır Kırım'a dönme mücadelesi veriyorlar. Son çılgın Türklerden Yakup Satar 1898 yılında Kırım'da doğmuş. Çarlık Rusya'sının baskısı sonucu 5 yaşında iken ailesiyle Türkiye'ye göçmüş ve Eskişehir'e yerleşmişlerdir. Kırım denince akla 2 türkü gelir. Göçü anlatan "Kırım'dan gelirim adım da Sinan'dır" ve Kırım savaşını anlatan "Sivastopol önünde yatar gemiler" türküleri hala unutulmamış ve söylenmektedir. 110 yaşında ölen özgürlük savaşçısı son gazimiz Eskişehir'de sadece bir bakanın katıldığı, hükümet tarafından ilgi gösterilmeyen, askerlerin top arabasına koyarak gerekli ilgiyi gösterdikleri bir cenaze töreniyle Eskişehir Asri mezarlığında toprağa verildi. Son iki gaziden biri Yakup Satar, 1. Dünya Savaşı'nda Basra'ya gönderilen 100 seçme askerden biriydi. Basra'da İngilizlere esir düştü. Karşılıklı esir değişimiyle İstanbul'da serbest bırakıldı. Ülke işgal altındaydı. Yürüyerek Bilecik'ten Eskişehir'e giderken 22 yaşında Kuvayi Milliye'ye > katıldı. Tekrar asker oldu. Sakarya savaşına katıldı. Osmanlı askeriyken 1. Dünya Savaşı'na katılmış hem de Kurtuluş Savaşı'na > katılıp Cumhuriyetin kurulmasına katkısı olmuş Atatürk'ün askeri Yakup Satar'ın ölümüne Türkiye'deki duyarsızlık ve ilgisizliğin nedeni nedir? 10 Mart 2008'de Yakup Satar'dan 25 gün önce ölen Fransızların 110 yaşındaki son gazilerine gösterdikleri ilgi de mi dikkati çekmedi? Fransız gazi son yolculuğuna uğurlanırken Fransa'da hayat durmuş, bayraklar yarıya indirilmiş, cenazeye cumhurbaşkanı başta olmak üzere tüm devlet ileri gelenleri katılmış, Fransa'nın en büyük gündem maddesi son gazileri olmuş. Üstelik Fransız gazisi emperyalist emellerle 3. Dünya ülkelerini işgal için savaşmıştı. Yakup Satar ise vatanını işgalden korumak için İngiliz'e, Fransız'a, Yunan'a karşı namus için savaştı ve savaş kazanıldı. Cumhuriyeti kuranlardan biri oldu. Bu nedenlerle Yakup Satar çok daha fazla ilgiye, saygıya layıktı. Son gazimize gerekli önemin verilmemesinin temel nedeni bu hükümettir. Bu > hükümetin içişleri bakanlığı ulusalcılığı tehdit olarak raporlarına > alırsa, Türk ulusal kimliği tartışmaya açılırsa, ilkokullardaki and kaldırılmak istenirse, "Ne mutlu Türk'üm" sözü eleştirilirse, anayasadan Atatürk ve Türk adları çıkarılmaya kalkılırsa, bir ulusu ulus yapan manevi değerlere önem verilmez. Fransa çeşitli etnik gruplardan ( Fransızlar, Brötanlar, Basklar, Korsikalılar, Kuzey Afrikalılar ( Cezayir, Tunus, Fas), Afrikalılardan oluşmuş. Ama ulus bilinci yok olmamış. Bu nedenle ulusun manevi değerine sahip çıkılmış. Çünkü onlarda Fransız yerine Fransa Cumhuriyeti vatandaşlığı gibi ucube bir terim koyan başbakanları yok. Bizde cumhuriyet devrimleri tamamlanmadı, yarım kaldı. O nedenle uluslaşma süreci yarım kaldı. Yarım kalan uluslaşma süreci de bugünkü iktidarla birlikte tersine bir süreçle geriye doğru gidiyor. Böyle bir zamanda ulusal değerlerimizden son gaziye yapılan törenden fazlasını bekleyemezdik. Sen görevini yaptın, rahat uyu Gazi. Emanetinizi korumak bizlere düşüyor. Emperyalizme karşı tam bağımsız Türkiye'yi savunmak birileri tarafından suç olarak görülse de biz bu suçu işlemeye devam edeceğiz. Ama bunu suç olarak değil, kutsal bir görev olarak kabul ediyoruz. Yakup Satar gazimize yaptıkları vefasızlık gibi yüzlerce yanlışları var. Yalancıların mumu yatsıya kadar yanacak, milleti takiyye ile aldatmaları sona erecek, gerçek yüzleri ortaya çıkacak ve ulus milli demokratik devrimini gerçekleştirip bunlardan kurtulacaktır.