EĞİTİMDE SORUMLULUĞU BAŞKASINA ATMAK
Milli Eğitim Bakanımızın Yapacağı Çalışma ve Reformlar,Gelecek Yüzyıl Türkiyesi’nin Altın Çağı Yılı Olmasını Sağlayacaktır.
Sayın Milli Eğitim Bakanımızın Eğitimde yapacağı çalışmalar ve reformlar yüzyılın Türk iyesinin gelişmesine etki yapacağı gibi,
2023 yılının Türkiye’si için de altın çağı yılı olmasını sağlayacaktır.
Her zaman her yerde insanlarımız söze başladıkları zaman, çıkmaza girdikleri an, sorunumuz Eğitim der keser atarlar,eğitim söylenilip atıldığı yerde kalır;aydını da suçu eğitimde bulur,cahili de suçu eğitimde bulur.
Üniversitede Profesör eğitimsizliği Liseye atar,”Lisede iyi eğitim verilmiyor”,Liseye gelirsiniz,Lise sorunu İlköğretime atar ,”sınıfta kalma olmasa bu çocuklar buraya boş gelmez”,İlköğretime sorarsınız suçu aileye atar,”efendim her şey ailede biter”,Aileye sorarsanız hiç mi hiç üzerine almaz başlıca suçlu öğretmenler ve okullardır.
Hiç kimse sorumluluğu üzerine almaz ,çocuklarımız ve gençlerimiz, sorumluluğu üzerine almayan biz büyüklerin taşıdığı bu sorumsuzluklar içinde heder olup giderken mutsuz ve huysuz,memnuniyetsiz ve şükretmesini bilmeyen gençlerin yetişmesine zemin hazırlamış oluyoruz..
Sorumluluğu üzerine almayanlar yeri geldiğinde karşılarında sorumlu bireyler istiyorlar.
Sorumluluk sahibi bireyleri oluşturacak olan halkanın zincirleri bizleriz,bizler, biz yetişkinler, önce sorumluluk sahibi olacağız ki sorumluluk sahibi gençler yetişsin.
Baba evladına para verip git bakkaldan bana sigara al diyorsa, o çocuk nasıl sigara içmesin,yine aile bireyleri çağdaşlık göstergesi gösterip her akşam çilingir sofralarını evlerinde kurup kasalar dolusu içip içip aile fertleri şiddete ve hakaret dolu söylemlere maruz kalıyorsa, o genç nasıl içkinin zararlı olduğunun farkına varacak,nasıl sorumlu davranışlar sergileyecek.nasıl güzelliği sevgiyi tadıp şefkatle beşeri ilişkilerini geliştirerek sürdürecek.
Yıllardır gençlerimiz, sigara ve alkol batağına sürüklenmektedir.Gerek ailenin etkisiyle gerekse çevrenin etkisiyle sürüklenmiştir.
Aileler ve Okullar bu konuda yetersiz ve çaresizdir.İlköğretim sekizinci sınıfta sigara içen bir öğrenciye, Okul dolayısıyla Öğretmen ne yapabilir.
Bir an önce Milli Eğitim Bakanlığımız bu yönde yaptırım ve caydırıcı önlemlerin alınması için gerekli yönetmeliklerin çıkartılarak okul yönetimlerine yaptırım imkanı vermesi gerektiğini düşünmekle birlikte, okullarımızda sağlık merkezleri oluşturmalıdır.
Okullarda rehber öğretmenler yetersiz kalmakta öğrencinin ve velilerin ihtiyaçlarına cevap vermede çözüm bulmada zorlanmaktadırlar.
Rehberlik birimlerinin yerine Psikologların da eğitim alanında görevlendirilmesi daha uygun olacağının kanısındayım.
Reşit olmayan bir gencin ve çocuğun sigara içmesiyle ilgili okulların disiplin yönetmeliklerinde caydırıcı nitelikte nakdi cezai müeyyidesi yok.
Nakdi cezai müeyyide vasisine uygulandığında sanırım caydırıcılık olacaktır.
Aynı zamanda bu durumdaki çocuklara devlet sahip çıkarak çevreden ve aileden uzak eğitim kampusları kurarak hem tedavi hem toplumsal uyumluluk becerileri kazandırabilecek eğitim öğretim okulları oluşturmalıdır.
Ciddi yaptırımlar kötü alışkanlık edinme caydırıcılığını getirecektir. Sokaklarda ellerinde sigara içerek okullara giden gençlerimizin azalmasına sebep olacaktır.Her türlü olumsuz ortamdan çabuk etkilenen gençlerimiz özellikle parçalanmış ailelerin son dönemlerde hızla çoğalması,aile sorunları,işsizlik,yarınına umutsuz bakış,özenti ve hırs inanç zayıflaması, ailede yaşanan olumsuzluklar,sos yo ekonomik sorunlar ,kişisel tartışma ve travmalar gencecik beyinleri olumsuz etkileyerek mutsuz ve sevgisiz bir gençliğin yanında saygısız ve sorumsuzluk sahibi gençlerin yetişmesine sebep olmaktadır..
Neşat YALÇIN
nesatyalcin@gmail.com